MindsEye’ın geliştiricisi Build A Rocket Boy, stüdyonun tartışmalı çıkışının ardından bir kez daha işten çıkarma kararı aldığını duyurdu ve CEO Mark Gerhard bu sürecin sorumluluğunu “organize casusluk ve kurumsal sabotaj” iddialarına bağladı. Stüdyo, LinkedIn üzerinden paylaşılan açıklamada “bugünün stüdyo için çok zor bir gün” olduğunu söylerken, oyun sektöründe ve ekip içinde bu söylemin inandırıcılığı ağır biçimde sorgulanıyor.
Gerhard, son aylarda “dış ortaklar ve hukuk danışmanlarıyla” birlikte yürüttükleri bir soruşturma sonucu MindsEye lansmanı etrafında yaşandığını iddia ettiği “suç teşkil eden faaliyetler” konusunda “ezici delillere” ulaştıklarını öne sürüyor. CEO’ya göre bu organize casusluk ve kurumsal sabotaj, oyunun lansmanını “normal operasyonel zorlukların ötesinde” etkiledi ve Build A Rocket Boy artık bu kişiler hakkında hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyor.
Bu açıklama, MindsEye’ın 2025’teki kötü çıkışı sonrası yaşanan tabloyu daha da tartışmalı hale getiriyor; zira oyun, eleştirmenlerden ve oyunculardan gelen ağır olumsuz yorumlarla yılın en zayıf yapımlarından biri olarak anılmış, stüdyo da birkaç ay içinde yüzlerce çalışanı işten çıkarmıştı. O dönem, 90’dan fazla mevcut ve eski çalışan imzalı açık mektupta yönetim, zorunlu fazla mesai, kötü planlama ve kaotik kararlarla “bu on yılın en problemli oyun lansmanlarından birine” imza atmakla suçlanmıştı.
Gerhard daha önce de Discord üzerinden MindsEye hakkındaki olumsuz incelemelerin “yüzde yüz organize” olduğunu, yani bilinçli olarak oyunu sabote etmek için yazıldığını iddia etmişti; yeni LinkedIn açıklamasında bu görüşünde “haklı çıktığını” savunarak söylemini bir adım öteye taşıyor. Öte yandan, stüdyonun eski marka direktörü Chad McNeil’in LinkedIn yorumunda bu çıkışı tek kelimeyle “Delusional!” (Gerçeklikten kopuk) diye nitelemesi, yönetim ile eski çalışanlar arasındaki güven uçurumunu gözler önüne seriyor.
İşten çıkarma kararının duyurulduğu bu son açıklamada kaç kişinin etkilendiği netleştirilmiş değil, ancak önceki raporlar 2025 boyunca 250–300 arası çalışanın MindsEye sonrası işini kaybettiğini ortaya koymuştu. Birleşik Krallık’taki yasal süreçler, 100’den fazla kişinin etkilendiği toplu işten çıkarmalarda 45 günlük danışma süreci gerektiriyor ve stüdyonun daha önce bu eşiğin üzerine çıktığı, hatta bir dönem tüm stüdyonun risk altında olduğu yönünde haberler paylaşıldı.
Çalışanlardan “Sabotaj” Söylemine Sert Tepki
MindsEye ekibinden mevcut ve eski geliştiriciler, uzun süredir stüdyo liderliğinin suçu dış faktörlere atma eğilimini sert biçimde eleştiriyor. Açık mektupta imzası bulunan 90+ çalışan, oyunun başarısızlığını “sabotajcılar”a bağlamanın gerçekçi olmadığını, asıl sorunların üst yönetimin gerçekçi olmayan tasarım istekleri, son anda yapılan radikal yön değişiklikleri, aylar süren zorunlu fazla mesai ve kötü yönetilen işten çıkarma süreçleri olduğunu belirtiyor.
Bu mektupta, lansmandan önceki dört ay boyunca tüm personele haftada fazladan sekiz saat çalışma zorunluluğu getirildiği ve buna rağmen fazla mesai ödemelerinin bir kısmının hâlâ yapılmadığı iddiası da yer alıyor. Çalışanlar; kafa karıştırıcı iletişim, hatalı işten çıkarma bildirimleri ve insan kaynakları sürecindeki yanlışlıklar yüzünden, onlarca kişinin haksız yere işsiz kaldığını veya durumunu çok geç öğrendiğini öne sürerek stüdyo yönetiminden hem özür hem de somut tazminat adımları talep ediyor.
Gerhard’ın son mesajında ise bu iç eleştirilere doğrudan yanıt verilmediği, odak noktasının yine “dışarıdaki suçlular” ve yaklaşan dava süreci olduğu görülüyor. Yönetimin sorumluluğu kabul ederken bile cümlenin devamında MindsEye lansmanını “normal operasyonel zorlukların ötesindeki faktörler” ile açıklaması, sektör yorumcuları tarafından krizin özüne inmekten kaçınan bir dil olarak yorumlanıyor.
Build A Rocket Boy cephesi bir yandan MindsEye için bir tür “yeniden lansman” planı üzerinde çalıştığını söylemeye devam ederken, diğer yandan tekrar tekrar gündeme gelen işten çıkarma haberleri oyunun geleceğini iyice belirsizleştiriyor. Stüdyonun, halen şirkette kalan geliştiricilerin moralini ve güvenini nasıl onaracağı, sendikaların ve sektörün yakından takip ettiği başlıklar arasında öne çıkıyor.
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın!
Yanıt: —