Valve, dijital oyun platformu Steam'in içerik kurallarında sessiz ama etkili bir değişikliğe gitti. Geçtiğimiz günlerde yürürlüğe giren yeni yönergeyle, platformda bazı “yetişkin” temalı oyunlar artık erişilemez hale geldi. Bu değişikliğin arkasında yalnızca şirket politikaları değil; ödeme altyapısı sağlayıcıları, küresel kart ağları ve kamuoyu baskısı olduğu görülüyor.
Valve, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, bazı finans kuruluşlarının içerik politikalarıyla uyum sağlanmaması durumunda, "Steam alışverişlerinin tamamen engellenme riski” ile karşı karşıya kaldıklarını belirtti. Bu risk karşısında, platformun içeriğini Visa, Mastercard, Paypal ve benzeri aktörlerin kurallarına göre şekillendirmek zorunda kaldı.
Gelişmenin merkezinde, Avustralya merkezli kadın hakları aktivist grubu Collective Shout var. Grup, 11 Temmuz'da yayımladığı açık mektupta, Steam'de yüzlerce oyunun “tecavüz, ensest ve çocuk istismarı” temaları içerdiğini iddia ederek ödeme şirketlerini doğrudan hedef aldı. Mektupta bu içeriklerden finansal olarak faydalanıldığı belirtilerek, ilgili oyunların derhal kaldırılması istendi.
Collective Shout, bu çağrının ardından yaklaşık 500 oyunun Steam'den kaldırıldığını öne sürdü. Valve bu sayıyı doğrulamadı ve hangi oyunların politikaya aykırı bulunduğunu da açıklamadı. Ancak platformdan sessizce kaldırılan oyunlar arasında, daha önce tartışmalara konu olan oyunlar yer alıyor. “Sex Adventures – Incest Family” ve “Slave of the Police Officer” gibi oyunlar (isimleri hassas içerik barındırabilir) bu kapsamda görünürlüğünü yitirmiş durumda.
Bu gelişmeler, erotik içerik üreten bağımsız geliştiriciler ve bazı gazeteciler arasında tepkiyle karşılandı. Özellikle finans kuruluşlarının dijital kültür üzerindeki etkisinin giderek artması, “finansal sansür” tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Steam gibi dijital vitrinlerin içerik kurallarının artık oyun içeriğinden çok, ödeme sistemlerinin politikalarıyla şekilleniyor olması ciddi bir dönüşüme işaret ediyor.
Öte yandan, Collective Shout'ın kampanyaları yalnızca içerik odaklı değil. Grup, geçmişte “Detroit: Become Human” ve “GTA 5” gibi ana akım oyunların da satıştan kaldırılmasını talep etmiş, bu talepler kamuoyunda yanlış bilgi içerdiği gerekçesiyle eleştirilmişti. Örneğin, GTA serisini “kadınları öldürerek eğlendiren bir oyun” olarak tanımlayan açıklamaları, oyunun parodi yapısı ve açık dünya mizahıyla bağdaşmadığı için tepki çekmişti.
Ayrıca, kampanyanın destekçilerinden olan NCOSE ve Exodus Cry gibi ABD merkezli dini ve muhafazakâr grupların, genel olarak cinsel içerik karşıtı ve LGBTQ+ karşıtı görüşleriyle tanınması da bu girişime kuşkuyla yaklaşılmasına neden oldu. Exodus Cry'ın kurucusunun geçmişte “eşcinsel evliliği Tanrı'ya hakaret” olarak tanımladığı, NCOSE'un ise pornografiyi “halk sağlığı krizi” olarak nitelediği biliniyor.
Valve'ın içerik politikasını doğrudan etkileyecek bu tür baskıların gelecekte nasıl bir standarda dönüşeceği şimdilik belirsiz. Ancak net olan şu ki, finans kuruluşlarının kültürel üretim üzerinde artan etkisi, dijital platformlarda sansürün sınırlarını yeniden çizmeye başladı.
Bu süreçte, erotik veya tabu sayılan içerikler kadar, LGBTQ+ temalı ya da cinsellik üzerine farkındalık yaratmaya çalışan bağımsız yapımların da risk altında kalabileceği endişesi gündemde. Steam'in hala sektörün en büyük dijital dağıtım kanalı olduğu düşünülürse, bu tür müdahalelerin etkisi yalnızca oyun sektörüyle sınırlı kalmayabilir.
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın!
Yanıt: —