Call of Duty serisinde geçmişte görev yapan eski bir Infinity Ward geliştiricisinin açıklamaları, Activision’ın oyun dizisini jeopolitik gerilimlere göre yönlendirmeye çalıştığı iddialarını yeniden gündeme taşıdı. Eski çalışan, verilen bir röportajda yayıncı taraftan “İran’ın İsrail’e saldırdığı” bir savaş oyunu senaryosu için baskı gördüklerini ve bu süreci “garip ve rahatsız edici bir politik yönlendirme” olarak hatırladığını anlattı.
İsmi verilmeyen geliştirici, Activision’ın üst düzey yöneticilerinin Call of Duty ekibinden Ortadoğu merkezli, özellikle de İran ve İsrail’i doğrudan karşı karşıya getiren bir çatışma kurgusu talep ettiğini öne sürüyor. Geliştirici, bu yönelimin “gerçek dünyadaki gerginlikleri oyun senaryosuyla prova etmeye” benzediğini ve ekip içinde ciddi etik tartışmalara yol açtığını söylüyor.
Aktarılan ifadelerde, bu baskının doğrudan bir “hükümet siparişi” şeklinde değil, daha çok şirket yöneticilerinin “piyasayı domine eden savaş gündemine yakın durma” isteği üzerinden geldiği belirtiliyor. Eski Infinity Ward çalışanı, “İran’ın İsrail’e saldırdığı ve oyuncunun bu çatışmada belirli bir tarafı oynadığı” konsept önerildiğinde stüdyo içinde bunun sınırları zorlayan bir propaganda riskine dönüşebileceği uyarılarının yapıldığını hatırlatıyor.
Activision tarafı, doğrudan bu iddiayla ilgili detaylı yanıt vermemiş, Call of Duty serisinin “kurgu eser” olduğu ve gerçek dünya siyasetini yansıtmakla yükümlü olmadığı yönündeki klasik çizgisini tekrarlamakla yetinmiş durumda. Şirket geçmişte de Modern Warfare oyunlarındaki tartışmalı sahneler ve ülke tasvirleri nedeniyle farklı ülkelerde sansür ve yasaklarla karşılaşmış, ancak “politik tarafsızlık” söylemini korumaya çalışmıştı.
İddialar, Beyaz Saray’ın kısa süre önce İran’a yönelik gerçek hava saldırılarını Call of Duty: Modern Warfare 3 görüntüleriyle montajlayıp sosyal medyada paylaşmasıyla birleşince daha da sert yankı buldu. Bir yanda hükümetin gerçek savaşı CoD klibi estetiğiyle pazarlaması, diğer yanda eski bir geliştiricinin “Activision, İran’ın İsrail’e saldırdığı bir oyun istiyordu” demesi, serinin yıllardır süren “oyun mu, propaganda mı?” tartışmasını yeni bir seviyeye taşıyor.
Call of Duty’nin kurucu çekirdeğinde yer alan ve daha sonra Activision’dan koparak Respawn Entertainment’ı kuran isimler geçmişte de yayıncıyla politik ve yaratıcı çizgi konusunda çatışmalar yaşamıştı. Son açıklamalar, şirket içi o gerilimin sadece gelir paylaşımı ve kreatif kontrol değil, aynı zamanda hangi savaşların, hangi perspektiften anlatılacağı gibi jeopolitik kararlarla da şekillendiğine işaret ediyor.
Yorumlar 1
bironceki yazıyada yazdım nasıl bunlara ses cıkaran olmaz nasıl boyle ıstediklerini yapabilirler biraz tepki versenize!
Yanıt: —