Açılış haftasında 81,4 milyon dolar kazanarak A24 rekorunu kıran Backrooms, yılın en çok konuşulan filmlerinden biri haline geldi. Ancak bu tablo rakamların ötesinde bir şeye işaret ediyor. 20 yaşındaki yönetmen Kane Parsons'ın filmi seyirciye tuhaf biçimde tanıdık hissettiriyor; çünkü anlattığı korku büyük ölçüde gündelik dijital hayatın korkusu.
Backrooms evreni, 2019'da anonim bir 4chan gönderisiyle başladı: sarı duvarlı, floresan ışıklı, sonsuz ofis koridorlarını gösteren bir fotoğraf. Arka plana yazılan metin bu mekanı "gerçekliğin yanlış bölgeleri" olarak tanımlıyordu. Fikir hızla internet mitolojisine karıştı; Reddit, YouTube ve fan vikilerinde derinleşerek kendi yaratıklarını, katmanlarını ve kurallarını edindi. Bu fenomene "liminal alan" estetiği deniyor: havaalanı koridorları, gece yarısı süpermarketleri, yaz sonu boşalmış yüzme havuzları gibi bir yerden bir yere geçiş için var olan ama asla amaçlarına ulaşamayan mekanlar. İnsansız oldukları halde yakın geçmişin izlerini taşıyan bu alanlar tuhaf bir huzursuzluk yaratıyor.
İnternetin kendisi de bir Backrooms'a mı döndü?
Eleştirmenler filmin bu bağlamda kurduğu paraleli güçlü buluyor. İnternette 2010'ların ortasından itibaren yaşanan dönüşüm, platformların algoritmalar, otomatik içerik ve yapay zeka üretimi metinlerle dolup taşması, kullanıcıyı bir yerde olduğunu bilen ama ait hissedemediği dijital bir boşluğa sürüklüyor. Backrooms'un sarı koridorları bu boşluğun fiziksel karşılığı gibi okunabilir: aşina ama asla gerçek olmayan, tanıdık ama hiçbir zaman insani hissettirmeyen bir yapı. Bir eleştirmenin ifadesiyle "internet kendi başına bir kurumsal artık alana dönüştü; tekrarlayan, içi boşaltılmış. Backrooms bu dönüşümün zaten gerçekleştiğini söylüyor."
Parsons, filmin bu boyutunu kasıtlı olarak inşa etmiş. Kane Pixels olarak yayımladığı YouTube serisinde de aynı kaygıyı işliyordu: boyutlar arası geçiş yapan bir araştırma enstitüsü, kaybolan insanlar ve hiçbir zaman tam olarak açıklanamayan bir mantık. Büyük stüdyoların hayal bile edemeyeceği bir özgünlükle kurulmuş bu evren, A24'ün dikkatini tam da bu yüzden çekti.
Devam planları ve senaryo kararları
Parsons, devam filmi konusunda şunları söyledi: "Bu bir seçenek değil, 2022'den bu yana niyetimdi. Bu film, gerçek özüne ulaşmak istediğim birkaç anlatı adımının ilki. Tek bir filmde oraya ulaşabileceğimi düşünmüyorum." Filmin bitiş sahnesi de bu yolu açık bırakıyor: ana karakterin Backrooms'ta bir formda kalmaya devam ettiği ima ediliyor.
Çok tartışılan bir diğer özellik ise bilgisayar efekti kullanılmaması. Sarı koridorlar ve birbirine geçen odalar fiziksel set olarak inşa edildi. Bu tercih teknik bir ilke değil, estetik bir karar: dijital ortamın yarattığı kaygıyı anlatmak için bizzat dijital olmayan bir dil kullanmak. Parsons'ın Blender ve Adobe After Effects'le kendi odasında ürettiği YouTube serisinden bu yana süregelen bir tutarlılık bu.
Yorumlar
İlk yorumu siz yazın!
Yanıt: —